10 Ocak 2020 Cuma
Merhaba 2020!
Daha dün gibi 2019'a girmek üzere olduğumuz anlar.... Şimdi ise çok faklı bir insan olduğumu hissediyorum. Büyüdüğümü. Artık gerçekten bir yetişkin olarak hayatıma atılmak üzere olduğumu. Şu an Türkiye'nin durumuna bakarsak çok parlak bir gelecek beklemiyor belki bizi bilmiyorum ama bir süre önce her şeyi göze alarak verdiğim bir kararı tekrar gözden geçirdim. Verdiğim karar aslında manevi değerleri kariyerimin üstüne koymamı gerektiren bir karar. Yapacağım kariyer evime döndüğümde sevdiğim adamı görmeyeceğim bir hayat verecekse bunu istemiyorum. Sevdiğim adamı hayalime değişiyorum çünkü onsuz benim için hiçbir şeyin önemi yok. Bunu dışında 2020 ye dair bir takım kararlar aldım. Bilirsiniz, kendimi üzmemek, sıfır stres, her şeyi kafaya takmamak, bol bol su içmek, kitap okumak ,spora başlamak ve ve ve İŞ BULMAK gibi. Sonunda konunun bu kısmına geldik. İş bulmak. Bu zamanda ve Türkiyede. Birçok yere başvurdum ve iki yerden geri dönüş aldım. Birincisi Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı. Neden bu meslek. Çünkü bir süre dinlenmeye ihtiyacım var. Fakat bu iş yeri bana o kadar çok umut verdiki. 1,5 ay içerisinde toplam 3 mülakata katılmama rağmen son bir mülakat için tekrar döneceklerini söylediler ve alınmadım. Çok kalbim kırıldı ama bir şekilde aştım. Sonrasında iki gün öncesinde Gayrimenkul Sektöründen bir şirket bana ulaştı. Asıl bu iş beni çok heyecanlandırmıştı. Üstelik tecrübesiz alıp yetiştiriyorlardı! vaaayyy. En mutlu olduğum nokta bu şirketin beni mülakattan mülakata koşturtmaması. 2 gün önce ilk mülakata gittim ve çok güzel geçti. Hemen iki saat sonra beni arayıp tekrar davet ettiler. Bu sefer müdür ile görüştüm. Bu kısım biraz sıkıntılı çünkü kendimi ifade ediş şeklim beni hiç mutlu etmedi. Çok kastım, kendimi çok amatör bir konuşmanın içerisinde buldum. Nasıl yansıttım düşüncelerimi bilmiyorum ama yeterli hissetmedim. Çıktığımda yıkıldım bi anda. Dedim ki kesin alınmadım. Hala sonucu bilmiyorum hayırlı olacaksa umarım alınırım diyorum. Ve umarım buraya bir daha yazdığımda bir işim olmuş olur :)
25 Ekim 2019 Cuma
Mezuniyetten sonra.....
Gerçekten hayat süprizler ile dolu. Mezun oldum son yazımı paylaştığım zamandan bu yana çok şey oldu diyebiliriz. Mezuniyetim fazla heyecanlı ve umut dolu geçti. Sonrasında zaten kendimi eksik bıraktığım stajımı yaparken buldum. Bunun sonrasında da hiç kopamadığım yurtdışı gezilerimde....
Önce Paris sonra Madrid'e yolum düştü. Çok sevdiğim İspanyol arkadaşlarımla olma fırsatını yakaladım. Gerçekten bazı arkadaşlıklar hiç bitmiyor. Sonrasında ordan Portekize geçtim. Porto ve Lizbon'un o etkileyici yollarında buluverdim kendimi. Annem ile bilikteydik tabiki. My travel buddy..... buralarda bile arkadaş edindik ahahaha. Ordan tekrar Madrid'e geçip artık İstanbul'a doğru yola koyulduk. Yorucu geçti ama bir o kadar da mükemmeldi. Seyahat etmek beni her zaman heyecanlandırmıştır. Fakat hep güzel şeylerden bahsedemem tabiki. Döndüğümüzde bir takım ailevi kaynaklı sıkıntılar yaşadık. Herkes gibi.... bir süre İstanbuldan uzaklaşıp İzmir'e, dayımın geçici görev için bulunduğu ''Çeşmealtı'' isimli yere gittik. Hayatımda ilk defa İzmir'e , Çeşmeye , Alaçatıya gitme fırsatım oldu. Çok bayılmasamda hep yurtdışını mı göreceğiz canım deyiverdim :) Orada geçirdiğimiz yaklaşık 10 günün sonunda bir 10 gün de Kıbrıs 'a gitmeye karar verdik. Dayımın eşi, annem ve ben olmak üzere üç kişi yola koyulduk. Orada da arkadaşım vardı tabiki eksik olur muyum? :) Psikolojik olarak zor bir dönemden geçsemde yinede birazda olsa kafamı dağıttım. Neyse ki hikaye mutlu son ile bitiyor. İstanbul'a döndüğümüzde herşey daha güzel ilerlemeye başladı. Stajyer olarak girip, kalmayı planladığım Plazada işe başladım. Herşey güzel başladı, benim gibi stajyer arkadaşlar ile tanışıp Network kurdum. Ben onlardan daha fazla kalacaktım bu benii biraz üzüyordu ama birlikte güzel 1 ay geçirdik. Şu an ikinci ayımın içindeyim. Kalma konusunda fikirlerim sürekli değişiyor ama bir şeyi biliyorum ki ben ilk günkü ben değilim. Her ne olursa olsun, kalıyım yada kalmıyım, burada bir çok şey öğrendim ve çok kişi tanıdım. Bu arada üniversitelerin düzenlediği söyleşilere katılıyor, ve evet hala ESNBEYKENT bünyesinde çalışmalarıma devam ediyorum. Hatta daha dün, buddy sistemi için üye mülakatlarını bizzat ben yaptım. Gerçekten zevk aldığım bir şeyin hayatımda olması beni ayrıca mutlu ediyor çünkü mimarlık beni mutlu ediyor mu? hala bu sorunun cevabını öğrenmeye çalışıyorum.
Önce Paris sonra Madrid'e yolum düştü. Çok sevdiğim İspanyol arkadaşlarımla olma fırsatını yakaladım. Gerçekten bazı arkadaşlıklar hiç bitmiyor. Sonrasında ordan Portekize geçtim. Porto ve Lizbon'un o etkileyici yollarında buluverdim kendimi. Annem ile bilikteydik tabiki. My travel buddy..... buralarda bile arkadaş edindik ahahaha. Ordan tekrar Madrid'e geçip artık İstanbul'a doğru yola koyulduk. Yorucu geçti ama bir o kadar da mükemmeldi. Seyahat etmek beni her zaman heyecanlandırmıştır. Fakat hep güzel şeylerden bahsedemem tabiki. Döndüğümüzde bir takım ailevi kaynaklı sıkıntılar yaşadık. Herkes gibi.... bir süre İstanbuldan uzaklaşıp İzmir'e, dayımın geçici görev için bulunduğu ''Çeşmealtı'' isimli yere gittik. Hayatımda ilk defa İzmir'e , Çeşmeye , Alaçatıya gitme fırsatım oldu. Çok bayılmasamda hep yurtdışını mı göreceğiz canım deyiverdim :) Orada geçirdiğimiz yaklaşık 10 günün sonunda bir 10 gün de Kıbrıs 'a gitmeye karar verdik. Dayımın eşi, annem ve ben olmak üzere üç kişi yola koyulduk. Orada da arkadaşım vardı tabiki eksik olur muyum? :) Psikolojik olarak zor bir dönemden geçsemde yinede birazda olsa kafamı dağıttım. Neyse ki hikaye mutlu son ile bitiyor. İstanbul'a döndüğümüzde herşey daha güzel ilerlemeye başladı. Stajyer olarak girip, kalmayı planladığım Plazada işe başladım. Herşey güzel başladı, benim gibi stajyer arkadaşlar ile tanışıp Network kurdum. Ben onlardan daha fazla kalacaktım bu benii biraz üzüyordu ama birlikte güzel 1 ay geçirdik. Şu an ikinci ayımın içindeyim. Kalma konusunda fikirlerim sürekli değişiyor ama bir şeyi biliyorum ki ben ilk günkü ben değilim. Her ne olursa olsun, kalıyım yada kalmıyım, burada bir çok şey öğrendim ve çok kişi tanıdım. Bu arada üniversitelerin düzenlediği söyleşilere katılıyor, ve evet hala ESNBEYKENT bünyesinde çalışmalarıma devam ediyorum. Hatta daha dün, buddy sistemi için üye mülakatlarını bizzat ben yaptım. Gerçekten zevk aldığım bir şeyin hayatımda olması beni ayrıca mutlu ediyor çünkü mimarlık beni mutlu ediyor mu? hala bu sorunun cevabını öğrenmeye çalışıyorum.
18 Mayıs 2019 Cumartesi
Update
Yeni bir update'in zamanı gelimişti.
Aslında şu an yazmamın en büyük sebebi bundan tam 13 gün sonrasında okulun bitiyor olması. İnanamıyorum 5 senedir bu anı beklediğime. Bitmek üzere iken bile enerjim yok. Okul bittiğinde ise bir çok şey planlı olacak hayatımda. Yapacak çok fazla şey var ve ben heyecanlı mıyım bilmiyorum. Kim bilir belki beni başka öğrencilik zamanları bekliyordur.......
Öncelikle future me ye buradan bir not bırakmak istiyorum. Hala öğrenciyken birkaç şey söylemek istiyorum. Bir başka yazımda tema olarak kendime yazacağım bir mektup olacak mutlaka ama su anlık bir kaç kelime ile yazımı sonlandıracağım.
İleride ne yapacaksın, nerede yaşayacaksın bilmiyorum. Ama eminim ki her zaman o an olduğundan daha mutlu olacaksın. İstediğin herşeyi başaracaksın. Mutlu olacağın bir hayatı yaşayacaksın. Çünkü sen bir şeyi istersen , yapabileceğini biliyorsun.
Benim öğrenciliğim bitmek üzere ve ne ile karşılaşacağımı, senin ne ile karşılaştığını bilmiyorum. Endişeli miyim? biraz. Ama 5 senelik emeğin 2 hafta sonra tohumlarını verecek olması beni bir nebze rahatlatıyor. Umuyorum ki şu an bu duygular daha belirgin olmuştur ve geleceğini şekilllendirirken sana yardımcı oluyordur. O korktuğun proje günü geçmiştir ve arkana bile bakmadan kaçmıssındır okuldan :) ve sorunsuz bir şekilde eğitim hayatın sonlanmıştır.
Aslında şu an yazmamın en büyük sebebi bundan tam 13 gün sonrasında okulun bitiyor olması. İnanamıyorum 5 senedir bu anı beklediğime. Bitmek üzere iken bile enerjim yok. Okul bittiğinde ise bir çok şey planlı olacak hayatımda. Yapacak çok fazla şey var ve ben heyecanlı mıyım bilmiyorum. Kim bilir belki beni başka öğrencilik zamanları bekliyordur.......
Öncelikle future me ye buradan bir not bırakmak istiyorum. Hala öğrenciyken birkaç şey söylemek istiyorum. Bir başka yazımda tema olarak kendime yazacağım bir mektup olacak mutlaka ama su anlık bir kaç kelime ile yazımı sonlandıracağım.
İleride ne yapacaksın, nerede yaşayacaksın bilmiyorum. Ama eminim ki her zaman o an olduğundan daha mutlu olacaksın. İstediğin herşeyi başaracaksın. Mutlu olacağın bir hayatı yaşayacaksın. Çünkü sen bir şeyi istersen , yapabileceğini biliyorsun.
Benim öğrenciliğim bitmek üzere ve ne ile karşılaşacağımı, senin ne ile karşılaştığını bilmiyorum. Endişeli miyim? biraz. Ama 5 senelik emeğin 2 hafta sonra tohumlarını verecek olması beni bir nebze rahatlatıyor. Umuyorum ki şu an bu duygular daha belirgin olmuştur ve geleceğini şekilllendirirken sana yardımcı oluyordur. O korktuğun proje günü geçmiştir ve arkana bile bakmadan kaçmıssındır okuldan :) ve sorunsuz bir şekilde eğitim hayatın sonlanmıştır.
10 Şubat 2019 Pazar
Planlar
Kendime söz verdim her ay yazacağıma dair. Başlayalım bakalım....
Harika planlarımız var bu yaza dair önce bununla başlayacağım. Netliği tartışılsada hızla gerçekleştirmeye yaklaştığım bu planlar beni çok heyecanlandırıyor. Bu yaz Emir ile bir yere gitme planı yapıyoruz ama çok detay veremiyorum şu anlık.... Bu karar hayatımızda ki bir çok şeyi etkileyecek! Bunun dışında kadrosunda bulunduğum bir klüp bugün offical olarak açılmış bulunmakta. Bununla birlikte yeni iş kapıları açılıyor ve geleceğim daha da şekilleniyor. En harika şey ne biliyor musunuz? hayatınızda ki insanın ne olursa olsun yanınızda olması. Normalde bu evrede ben şunu diyor olurdum " Ben bir şeyi istiyorsam arkada bırakacaklarımı umursamam" falan. Hani kimseyi hayatının merkezine almama meselesi. Ama ben şu 1 senede o kadar değiştim ki. Hayatımda ki insan olmadan hiçbir şey yapmak gelmiyor içimden. Bunların yanında mezun oluyorum! Alttan dersim olmaksızın ilerliyorum. 3 ayım kaldı herşeyin sonlanmasına fakat ben korkuyorum. Projeler beni biraz korkutuyor ama her şeyin üstesinden geldiğim gibi bununda geleceğimin farkındayım. Bir kaç aydır blogumu kişiselleştirdim istemeden ama içimi dökmek beni rahatlatıyor son zamanlarda. Okulumun bitmesinden bir süre sonra daha farklı konular üzerine yazmaya başlayacağım muhtemelen. 2019 senesi için "My new year's resolutions" adlı bir liste hazırladım. Bu sene için gerçekleştirmek istediklerim listesi yani. Bir sonraki yazım bunun ile ilgili olacak. Bu sıkıcı Pazar gününden şimdilik hoşçakalın :):):)::):)
2 Ocak 2019 Çarşamba
EN MÜKEMMEL YIL ; 2018
Merhaba 2018,
![]() |
| https://www.kayak.co.uk/magazine/cheap-new-years-eve-breaks-for-2017/ |
Benim için çok önemli bir yıldın. Hayatıma kattığın insanların yanı sıra deneyimler içinde çoooooooookkkkk minnettarım. Farklı bir ülkeye hiç tanımadığım biri ile taşındım. 2 günümüz yolda, başka ülkelerde şehirlerde geçti. Sonra kendimizi Polonya'da bulduğumuzda, bambaşka bir şehrin bambaşka insanları ile bir maceraya atıldık. Komşularımdan tut, öğretmenlerim ve arkadaşlarım harika insanlardı. En güzelide zamanla bu tanımadığım adam benim hayatım oldu. Sevmek, sevilmek neymiş gerçekten bir insanı önemsemek, sonuna kadar güvenmek neymiş onu gördüm. Sabahlara kadar partiledim , projelerden günleri karıştırır oldum. Deli gibi hasta oldum, moralim bozuktu ağladım veya aşırı mutluydum, heyecanlıydım. O yanımdaydı. Avrupayı ayaklarımızın altına aldık biz, ibiza'da gün batımı izledik, Amsterdam'da kilit bağladık, Brüksel'de sabahın 4'ü saldırıya uğradık, İsveçte aç kaldık susuz kaldık, Almanya'da kaybolduk ,Barselona'da dağı tepeyi gezdik yorulduk, Madrid'de deli gibi ıslandık ve dahasıda var. Sonra herşey bitti Amerika'ya kendi uğurladı beni. O kadar ay birlikte olduğum insanla kıtalarca uzakta kaldık. Söz vermiştik, biliyorduk. Bir gün olsun birbirimizi üzmedik. Her akşam sanki yanımdaydı. Günümüzü anlattık, mutlaka. Görmeyeceğimizi bile bile çağrı bıraktık telefonumuza. Önemli olan neydi? birbirimize verdiğimiz değeri iliklerimize kadar hissettik. O anda tek istediğim dönüp ona sarılmaktı. Döndüğüm gün sanırım en uzun yolculuğumdu. İndiğimde beni arayan o gözleri gördüğümde atladım boynuna. Birdaha hiç ayrılmayacağız dedik. Hiç. O günde '' O , yanımdaydı''. En yakın arkadaşlarım ile tanıştı, ben hiç onları böyle görmemiştim. Ah ne sevdiler onu. Koskoca bir dönem göz açıp kapayıncaya kadar geçti. O yanımdaydı. Moralim bozuldu, projeler yüzünden teslim oldum bazı kaygılarıma ama o hep ordaydı. Bana hiçbir zaman ben demiştim demedi, sen zaten böylesin demedi, hak ettin demedi. Hep '' sen başarıcaksın'' dedi ve başardım. O haklıydı. Onun varlığı bile beni görünmez bir kalkan ile sarmıştı bile. Yeni yıla girdik. En sevdiğim yıla veda ettim. Belki yanı başımda değildi ama kalbimdeydi. Yeni yıl için tek dileğim ailem ile mutlu huzurlu bir yıl. Kötü insanların uzak durduğu, başarı basamaklarını tırmandığım ve en sevdiklerimin hep baş ucumda olduğu bir yıl. Yattığımda ve uyandığımda gördüğüm ilk şey Polonya'da ki odamın tavanındaki yıldızlar. Bana o almıştı. Tüm yılım onlara bakarak geçti. Kim bilir, belki bana uğur getiriyorlardır...... ;)
Hoşçakal 2018
Merhaba 2019!!!!!! :) :)
30 Kasım 2018 Cuma
Yine yeniden Amerika
Aslında hiç bahsetmeyecektim Amerika'ya ikinci gidişimden.
En başından başlayalım bakalım...
Polonyadan döneli 2 gün olmuştu ve ben Amerika hazırlıklarına başlamıştım bile. Bir yandan stres içerisindeydim tekrar yollara düşeceğim için.... bir yandan da heyecanlıydım yeni hikayelere yelken açacağım için... Sonunda herkese veda edip yola koyuldum. Yolda başıma gelecek birşeyler mutlaka olur diyordum ama bu kadarını beklemiyordum. Herşey havaalanına kaykayımı sokmamalarıyla başladı..... sonra yanıma oturan Türk kız ile yola koyulduk, güvenlik kontrolleri,parmak izleri, sorgulamalar derken sonunda Chicago'ya indim. Otobüsü kaçırmamla beraber bir diğerine binerek durumu kurtardım. Sonunda yola koyulmuştum. Madison,Wisconsin'a vardığımda önceden anlaştığım kişiler beni bulunduğum yerden aldılar ve o geçen senemi geçirdiğim, yeri geldiği özlediğim yeri geldi sıkıldığım yere gelmiştim. Wisconsin Dells. Eve geldiğimde arkadaşımla buluşup sonunda odama yerleştim. Durrrrrr başıma gelenler biter mi? Odalarımız 4 kişilik ve ben bunlardan 2 sini biliyordum ben ve geçen seneki oda arkadaşım. O daha gelmemişti tabi. Herneyse ben yerleştim ve odaya girer girmez kokuyu almıştım ve bunun nedeni için sabredin..... Dışarı yemek yemeye çıktım ve odama gelir gelmez uyumak için hazırlıklara başladım. Oda arkadaşım Jamaikalı bir kızdı. 4. ise bir Türk fakat onu daha görmemiştim. Odaya girdiğimde Jamaikalı kız odada uyuyordu. Ses yapmadan dişimi fırçalayıp odaya geldim ve pijamamı giymeye hazırlanırken kız yerinden kalktı ve bende doğal olarak onu uyandırıdığımı sanıp özür diledim fakat kız dolabının kapağını açıp arkasına geçerek, tuvaletini yapmaya başladı. Şok olmuştum. Bavulumu dolabıma iterek hemen odayı terkettim. Doğruca arkadaşım ile buluşup durumu ona anlattım ve onda kalmak istediğimi söyledim. O gün herşeyi daha gelmemiş olan oda arkadaşıma anlattım ve oda ilgili yerlere bildirdi. Sabah kalktığımda ilk işim odama gidip giyinip, konu ile ilgili konuşmaya gidecek, odamı değiştirmelerini talep edecektim. Odama girdiğimde Türk oda arkadaşımda oradaydı ve tanışıp bu konuyu konuşma fırsatımız oldu. Bana sabah güvenliklerin geldiğini kızla konuştuğunu falan söyledi sonra beraber çıkıp, ilgili kişiler ile konuşup durumu zorda olsa çözmeye çalıştık. Başta şaşırdılar duyduklarına sonra kızla konuştuklarını artık bir problem olmadığını söylediler ve biz buna karşı çıktık çünkü o odaya adım atmak bile istemiyorduk. Yalvar yakar sonunda odalarımızı değiştirecektik. O gün arkadaşım çabuk davranıp odasını değiştirmişti fakat ben yemek alışverişine gittiğimden geldiğimde kimseyi bulamamıştım. Günlerden cuma tabi..... Araya hafta sonu girdi ve pazartesiye kadar beklemek zorunda kaldım. Pazartesiye kadar arkadaşımda kalarak odayı terkettim fakat nereye gittim sizce? karşı odaya aldılar beni ahahaha. Tam taşındığım gün odaya bir İspanyol kız daha gelmişti. Diğer ikisi Tayvanlı olmak üzere 4 kişiydik odada ve odam mis gibi kokuyordu. Tabi şimdilik........ Serüvenim burada başlamıştı........
En başından başlayalım bakalım...
Polonyadan döneli 2 gün olmuştu ve ben Amerika hazırlıklarına başlamıştım bile. Bir yandan stres içerisindeydim tekrar yollara düşeceğim için.... bir yandan da heyecanlıydım yeni hikayelere yelken açacağım için... Sonunda herkese veda edip yola koyuldum. Yolda başıma gelecek birşeyler mutlaka olur diyordum ama bu kadarını beklemiyordum. Herşey havaalanına kaykayımı sokmamalarıyla başladı..... sonra yanıma oturan Türk kız ile yola koyulduk, güvenlik kontrolleri,parmak izleri, sorgulamalar derken sonunda Chicago'ya indim. Otobüsü kaçırmamla beraber bir diğerine binerek durumu kurtardım. Sonunda yola koyulmuştum. Madison,Wisconsin'a vardığımda önceden anlaştığım kişiler beni bulunduğum yerden aldılar ve o geçen senemi geçirdiğim, yeri geldiği özlediğim yeri geldi sıkıldığım yere gelmiştim. Wisconsin Dells. Eve geldiğimde arkadaşımla buluşup sonunda odama yerleştim. Durrrrrr başıma gelenler biter mi? Odalarımız 4 kişilik ve ben bunlardan 2 sini biliyordum ben ve geçen seneki oda arkadaşım. O daha gelmemişti tabi. Herneyse ben yerleştim ve odaya girer girmez kokuyu almıştım ve bunun nedeni için sabredin..... Dışarı yemek yemeye çıktım ve odama gelir gelmez uyumak için hazırlıklara başladım. Oda arkadaşım Jamaikalı bir kızdı. 4. ise bir Türk fakat onu daha görmemiştim. Odaya girdiğimde Jamaikalı kız odada uyuyordu. Ses yapmadan dişimi fırçalayıp odaya geldim ve pijamamı giymeye hazırlanırken kız yerinden kalktı ve bende doğal olarak onu uyandırıdığımı sanıp özür diledim fakat kız dolabının kapağını açıp arkasına geçerek, tuvaletini yapmaya başladı. Şok olmuştum. Bavulumu dolabıma iterek hemen odayı terkettim. Doğruca arkadaşım ile buluşup durumu ona anlattım ve onda kalmak istediğimi söyledim. O gün herşeyi daha gelmemiş olan oda arkadaşıma anlattım ve oda ilgili yerlere bildirdi. Sabah kalktığımda ilk işim odama gidip giyinip, konu ile ilgili konuşmaya gidecek, odamı değiştirmelerini talep edecektim. Odama girdiğimde Türk oda arkadaşımda oradaydı ve tanışıp bu konuyu konuşma fırsatımız oldu. Bana sabah güvenliklerin geldiğini kızla konuştuğunu falan söyledi sonra beraber çıkıp, ilgili kişiler ile konuşup durumu zorda olsa çözmeye çalıştık. Başta şaşırdılar duyduklarına sonra kızla konuştuklarını artık bir problem olmadığını söylediler ve biz buna karşı çıktık çünkü o odaya adım atmak bile istemiyorduk. Yalvar yakar sonunda odalarımızı değiştirecektik. O gün arkadaşım çabuk davranıp odasını değiştirmişti fakat ben yemek alışverişine gittiğimden geldiğimde kimseyi bulamamıştım. Günlerden cuma tabi..... Araya hafta sonu girdi ve pazartesiye kadar beklemek zorunda kaldım. Pazartesiye kadar arkadaşımda kalarak odayı terkettim fakat nereye gittim sizce? karşı odaya aldılar beni ahahaha. Tam taşındığım gün odaya bir İspanyol kız daha gelmişti. Diğer ikisi Tayvanlı olmak üzere 4 kişiydik odada ve odam mis gibi kokuyordu. Tabi şimdilik........ Serüvenim burada başlamıştı........
8 Eylül 2018 Cumartesi
Anlatacaklarım var
Nereden başlarım bilmiyorum.
Bugünlerde tuhaf mesajlar alıyorum. Üzüldüğüm söylenemez.. daha çok gülüyorum, çok gülüyorum.
Yazılan şeyler genelde şu an ki ilişkimle alakalı. Kimle olduğunu belirtmeme gerek yok sanırım. Emir benim için şu zamana kadar hayatıma giren birçok kişiden daha önemli ve değerli. Bunu sürekli göz önünde yaşamakta benim kararım. Biliyor musunuz? bu-benim-hayatım. Beni kimler çekemiyor bilemiyorum. Eskide kalan insanlar mı yoksa hala yüz yüze baktığım selamlaştığım insanlar mı? Hangisi beni daha çok üzerdi beni bilmiyorum bile.... Hayatım boyunca kırdığım birçok kişi olmuştur herkes gibi ama kimse bu tarz mesajları hak etmez, edemez. Mesajları özet geçmem gerekirse, ilişkimin sahteliğinden tutun, hayatımı nasıl yaşadığıma kadar bu insan eleştirmiş beni. Komik olan kısmı ise bu insan her seferinde bir çok sahte hesaptan bana ve Emir'e ulaşmaya çalışmış. Ben Amerika'da olmama rağmen ailemi aramaya vakit bile bulamazken bu insan o kadar işsizmiş ki zamanını benim huzurumu bozmak için değerlendirmeye karar vermiş. Cevap vermedim,vermeyeceğim. O zamanını benim huzurumu kaçırmaya adamış iken, ben Emir ile mesajlara bakıp gülmeyi tercih ediyorum :) Hakkında yazmaya layık bile değil bu tarz insanlar ama bunu kendim için not düşüyorum buraya. Değersiz insanlar için kendinizi üzmeyin asla,hele modunuzu hiç düşürmeyin. Kendinizden ödün vermeyin, yapmak istediğiniz şeyleri başkalarını düşünmeksizin yapın, pişman olmayın, anı yaşayın, değer verin, saygı duyun. Nefes alın ve şimdi geri verin. Bu hayat sizin, nasıl ve kimle yaşamak istediğinize siz karar verin. Bazı insanlar kötü ama aksine bu hayat herşeyi ile çok güzel. YOU LIVE ONCE...
Bugünlerde tuhaf mesajlar alıyorum. Üzüldüğüm söylenemez.. daha çok gülüyorum, çok gülüyorum.
Yazılan şeyler genelde şu an ki ilişkimle alakalı. Kimle olduğunu belirtmeme gerek yok sanırım. Emir benim için şu zamana kadar hayatıma giren birçok kişiden daha önemli ve değerli. Bunu sürekli göz önünde yaşamakta benim kararım. Biliyor musunuz? bu-benim-hayatım. Beni kimler çekemiyor bilemiyorum. Eskide kalan insanlar mı yoksa hala yüz yüze baktığım selamlaştığım insanlar mı? Hangisi beni daha çok üzerdi beni bilmiyorum bile.... Hayatım boyunca kırdığım birçok kişi olmuştur herkes gibi ama kimse bu tarz mesajları hak etmez, edemez. Mesajları özet geçmem gerekirse, ilişkimin sahteliğinden tutun, hayatımı nasıl yaşadığıma kadar bu insan eleştirmiş beni. Komik olan kısmı ise bu insan her seferinde bir çok sahte hesaptan bana ve Emir'e ulaşmaya çalışmış. Ben Amerika'da olmama rağmen ailemi aramaya vakit bile bulamazken bu insan o kadar işsizmiş ki zamanını benim huzurumu bozmak için değerlendirmeye karar vermiş. Cevap vermedim,vermeyeceğim. O zamanını benim huzurumu kaçırmaya adamış iken, ben Emir ile mesajlara bakıp gülmeyi tercih ediyorum :) Hakkında yazmaya layık bile değil bu tarz insanlar ama bunu kendim için not düşüyorum buraya. Değersiz insanlar için kendinizi üzmeyin asla,hele modunuzu hiç düşürmeyin. Kendinizden ödün vermeyin, yapmak istediğiniz şeyleri başkalarını düşünmeksizin yapın, pişman olmayın, anı yaşayın, değer verin, saygı duyun. Nefes alın ve şimdi geri verin. Bu hayat sizin, nasıl ve kimle yaşamak istediğinize siz karar verin. Bazı insanlar kötü ama aksine bu hayat herşeyi ile çok güzel. YOU LIVE ONCE...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
